(X)
(görmen):iNANÇSIZ TOPLUMLAR HER ZAMAN; KARANLIĞA VE HELAK OLMAYA MAHKUMDUR.

ERZURUM


SİNEMA: DERVİŞ

KİTAP: RİSALİ NUR

Isparta’nın âdil vâlisine ve adliyesine ve zabıtasına, en mahrem ve en has ve hâlis kardeşlerime mahsus olarak yirmi iki sene evvel Isparta’nın Barla nahiyesinde iken yazdığım gayet mahrem bu risaleciğimi Isparta milletiyle ve hükûmetiyle alâkadarlığını gösterdiği için takdim ediyorum. Eğer münasip görülse, ya yeni veya eski harfle daktilo ile bir kaç nüsha yazılsın ki, yirmi beş otuz senedir esarımı arıyanlar ve tarassud edenler de anlasınlar: Gizli hiçbir sırrımız yok. Ve en gizli bir sırrımız, işte bu risaledir; bilsinler!
volkan on 16 Eki 2008 at 03:51 #
Aramızda sizi görmek cok güzel sulhettin bey.Bu oluşuma farklı bir renk sunacağınızdan hiç şüphemiz yok.
umre duyguları on 16 Eki 2008 at 04:16 #
Bir dostumun umre duyguları.
”…. DAVET EDİLİYORUZ ARKADAŞLAR
Evet davet ediliyoruz…ama bu davette ki duygularımı sözle ifade etmekten zorlanıyorum. Bir de o duyguları kağıda dökmek gerçekten çok zor.. ama bir dostumun hatırı için elimden geldiği kadar ifede etmeye çalışacağım. Bilindiği gibi Kabe’nin inşası bittikten sonra Allah(c.c.) Zülcelal Hazretleri, Hz. İbrahim’e, bütün insanları haccetmek üzere davet etmesini emretmiştir. Hz. İbrahim bu emir üzerine Ebu Kubeys Dağı’na çıkıp dört bir yana seslenerek; Allah’ın, Kâbe’yi hac ve ziyaret etmeyi insanlara farz kıldığını söyledi. Allah bu sesi kıyamete kadar gelecek insanlara duyurdu bu sesi duyan her insan kabeyi ziyaret edecektir.
Umreye veya hacca giden her müslümana şu soru sorulur: nasıl geçti?.. kendini nasıl his ediyorsunuz? neler his ettiniz? Bizede anlatırmısınız? Hemen hemen herkeste şu cevabı alırsınız: Bu mübarek mekanlar anlatılmaz., yaşanır. Bilindiği gibi çoğu zaman lisan hislerin tercümanı olamıyor. Gene de bir kardeşimin ısrarlarına karşı dayanamadım kısaca ifade etmek isterim.
Umrenin kısaca tanımı ‘Ziyâret. Hac mevsimi dışında Kâbe’yi ve Mekke ve Medine’deki mukaddes yerleri ziyaret etmek. Kâbe-i Muazzama’yı tavaftan ve Safâ ile Merve denilen iki mukaddes mevki arasında sa’yetmekten ibarettir. Farz olan hacca Hacc-ı Ekber(büyük hacc) denildiği gibi, Umreye de Hacc-ı Asgar(küçük hacc) denilir. Cuma gününe tevafuk eden hacca da Hacc-ı Ekber denilir.’
Bu açıklamadan sonra arkadaşlar şöyle bir düşünün kainatın yaratıcısı ALLAH’ın evim dediği KABE ve her şeyi onun hürmetine yarattığı HZ.MUHAMMED(a.sv)’e misafir olacaksınız. Nasıl duygular içersine girersiniz. Hz. İbrahimin davetine icabet etmek ne harika bir duygu… daha burada işlemleri yaparken kabeyi göz önüne getirirken bile heyecan içerine girmemek elden değil.. hele birde zaman yaklaştıkça artan heyecan… o heyecanı anlatmaktan zorlanıyorum… nasıl ifade edeyim ki. Zaman yaklaştı ve manevi seyehat başladı. Uçakta rehber bizlere bu seyehatın ehemmiyetinde ve Medine ve Mekke de nasıl davranacğımızdan bahs ediyor.. bizlerde O heyecanla mübarek mekanlara yaklaşıyorduk… ama heyecan bir haylı fazla .. çünkü ilk ziyaretimiz kainatın efendisine(biz önce medineye gitmiştik)…. Yani hz.muhammed(a.sm)e. Bildiğiniz gibi peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır.. ‘Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir.’ Medinede sesinizi yüksekselmemek esas. Çünkü orada hz Muhammed(a.s.m)var. Bu hislerle mescidi nebeviye doğru yol aldık… yaklaştıkça yeşil minare görünmeye başladı..(buradaki hissiyatımı yaşamak istiyen bir an önce… peygamber efendimize misafir olsun.) arkadaşlar burada herkes Allahın resulü hz.muhammed(a.s.m)’in misafiridir. Bu misafirlerin ırkları ayrı dilleri ama bu ayrılıkta bir gayrılık yok çünkü hepsinin ortak noktası inançlari bir. Yani bir Allaha inamışlar hz.resululaha ümmet olmuşlar. Ev sahibide peygamber efendimiz.. manen sanki semalarda uçuyorsunuz.. fazla uzatmak istemiyorum… peygamber efendimizin kabrinin başına geldiğinizde peygamber efendimize selam veriyoruz.. o da selamımızı alıyor.. biz duymasak bile.. çünkü peygamber efendimize Allah tarafında bu salat ve selamlar iletilir. Medine bambaşka yer. Gül kokulu medine de peygamber efendimizin hicreti ve ona ilk iman edenlerin hicreti… hele uhud 70 sahabenin attığı yer. şehidler desek daha uygun olur peygamber efendimizin ‘uhud bizi sever bizde uhudu.’ Buyurduğu dağ.. hz.Hamzanın şehid edilmesi …. Musab bin umeyrleri… düşünüyorsun.. sanki kendini asrı saadette his ediyorsun.. arkadaşlar ecdadımızı o kadar çok islamiyete sarılmışlar tarifi mümkün değil.. bir örneğide peygamber efendimizin mesdine yakın bir Tren istasyonu bulunmaktadır.. Bu istasyon Haydarpaşa garını anımsamakta. yanında bir mescid. Bu Tren garını ve mescidi Abdulhamit han hazretleri yaptırmıştır. Burada ayrıca yapılan bedir,uhud ve hendek savaşları savaşları hemen aleminize gelir… Kısacası Medineden ayrılmak kadar zor birşey yok gibi geldi bana…. Ben umreye gitmeden önce kendi kendime derdim neden Medine ile alakalı bu kadar çok ilahiler var… Medine aşıkları var.. evet gidince çok iyi anladım…
Evet Buradaki günlerimiz bitmek üzere.. iki zıt hissi bir anda yaşıyoruz artık.. bir taraftan Medine den ayrılmaktan gelen hüzün… diğer taraftan mekkeye gitme sevinci ve heyecanı… hep tekraraladığımız bir dua vardı.. Allahım ne olur buralara tekrar tekrar gelmeyi nasib eyle. Medineden anlatılacak çok şey var. Ama başta dedeğim gibi lisan hisse tecüman olamıyor.
Biraz da Mekke deki hissiyamı anlatmak istiyorum… daha Medine iken umre hazırlıkları yapmaya başladık yani iki parça beze büründük. Bunlara halk dilinde ihram diyoruz. Diğer bir adıda kefen. Çünkü bunlardan başka üzerinizde hiçbirşey yok.. bu kıyafetler kadar rahat bir kıyafet ben bilmiyorum.. Bu iki beze sarıldığınız zaman artık çok mütevazi olmak zorundasınız… Bütün hedefler ahirete adapte oluyor…Aleminiz ahrete mütevecih oluyor. Bu giysilerin getirdiği bazı kurallar var onlara uymak zorundasınız… Bu bezlere büründükten sonra en fakiri ile en zengini arasındaki maddi üstünlük bitiyor…. Gurur , enaniyet bitiyor… Hazırlıklar tamam, şimdi Allahın davetine icabet zamanı. Mekkeye.. Kabeye.. Allahın evine.. Beytullaha.
İlk görünüşte Mekke etrafı dağlarla çevrili bir mekan olarak gözümüze çarpar. Mekkeye yaklaştıkça kabeyi görmek için heyecan son dorukta.. Bu arada alemimizde dua tatbikatları yapıyor bir taraftan da ‘lebbeyk allümmme lebbeyk(buyur allahım buyur)’ sadalarını tekraralıyoduk. Bildiğiniz gibi kabeyi ilk gördüğünüzde yapılan duayı Allah kabul eder… Bu mihval üzere mescid-i Harama doğru ilerliyorduk… ve mescidin içine girdik artık kabeye çok çok yakınız… isteklerin kabul edildiği mekan. Allahın evi… Güzel kabe…. Mübarek kabe… sana geldik… seni çok seviyorduk Allah da sana kavuşmayı nasib etti. Ey allahım bu evin hürmetine burada yaptığımız bütün dualımızı kabul eyle’ demekten kendimi alamıyordum… hele ağlıyan insanlar….. bunlar neden ağlıyordu biliyormusunuz değilmi…. Heyecandan… sevgililerine kavuştuklarından.. artık isteklerin geri çevrilmiyeceği hissiyatlarından ağlıyorlar.. dünyanın merkezine gelmiştik… artık duaların kabul edildiği yere gelmiştik.. Bir rekat namaza 100bin sevabın verildiği yere gelmiştik. Her an 120bin rahmetin indiği yere gelmiştik.. tavaf ederken 60bin sevabın heyacanı yaşandığı yere misafir olmuştuk.. Burada peygamber efendimizin islamiyeti ilk tebliğ ettiği günleri… ve çektiği işkenceleri.. ilk Müslümanlar… hz.bilalları.. ammar ailesinin çektikleri işkenceleri.. peygamber efendimizin yaşadığı mekanlar. Hira… sevr dağı.. kubeys dağı.. bunaların görünüşü bir dağ.. veya mağara.. ama peygamber efendimizden dolayı çok büyük kıymet almışlar. Zemzem yudumlarken hz.ismailin ağlayışı hz.hacer validemizin koşuşu sanki gözümüzün önüne geliyor.
Eğer ilk defa umreye gidiyorsanız sizde maximum heyecan.. 2.kez gitmek isteğide maxsimum özlemden kaynaklanır. Gitmek güzel inanın ayrılmak çok zor.. hele ibadetin birde zevkine varmışsanız… birde ramazanda gitmişseniz…. Bunu ifade edecek kelime bulamıyorum… ramazanda ki iftar sofralar…. Teravihler …. Konut duaları… gece tavafları… ne harika anlar… hayatınızın en güzel günleri hem maddi hem manevi olarak rahat ettiğiniz günler olur… benim bu yazıma bakan derki bu adam edebiyat olsun diye yazmış.. hayır kesinlikle edebiyat falan değil zaten cümlelerim hiçte edebiyat kurallarına uymamış.. benim hissiyatıma kalemim kifayet etmedi.. eğer benim hissiyatıma tam ortak olmak istiyen varsa .. bir an önce ya hacca yada umreye gitsin.. geldikten sonra… dinliyelim.
Ben Allah kabul etsin umreye gittim. Hacca daha gidemedim… inşallah dua edin hacca da gideyim.. size hacda ki hissiyatımı da anlatırım… Allah’ın selamı bütün mü’min kulları üzerine olsun..
S.G
umre duyguları on 16 Eki 2008 at 07:22 #
http://www.nurtube.com/view/1140/umut-mrare-kabe-yollar/
necmi avi on 16 Eki 2008 at 07:41 #
http://www.nurtube.com/view/1108/cantaci-necmi-abi-ibadeti-zenginler-yapar/
necmi avi on 16 Eki 2008 at 07:43 #
…. DAVET EDİLİYORUZ ARKADAŞLAR
Evet davet ediliyoruz…ama bu davette ki duygularımı sözle ifade etmekten zorlanıyorum. Bir de o duyguları kağıda dökmek gerçekten çok zor.. ama bir dostumun hatırı için elimden geldiği kadar ifede etmeye çalışacağım. Bilindiği gibi Kabe’nin inşası bittikten sonra Allah(c.c.) Zülcelal Hazretleri, Hz. İbrahim’e, bütün insanları haccetmek üzere davet etmesini emretmiştir. Hz. İbrahim bu emir üzerine Ebu Kubeys Dağı’na çıkıp dört bir yana seslenerek; Allah’ın, Kâbe’yi hac ve ziyaret etmeyi insanlara farz kıldığını söyledi. Allah bu sesi kıyamete kadar gelecek insanlara duyurdu bu sesi duyan her insan kabeyi ziyaret edecektir.
Umreye veya hacca giden her müslümana şu soru sorulur: nasıl geçti?.. kendini nasıl his ediyorsunuz? neler his ettiniz? Bizede anlatırmısınız? Hemen hemen herkeste şu cevabı alırsınız: Bu mübarek mekanlar anlatılmaz., yaşanır. Bilindiği gibi çoğu zaman lisan hislerin tercümanı olamıyor. Gene de bir kardeşimin ısrarlarına karşı dayanamadım kısaca ifade etmek isterim.
Umrenin kısaca tanımı ‘Ziyâret. Hac mevsimi dışında Kâbe’yi ve Mekke ve Medine’deki mukaddes yerleri ziyaret etmek. Kâbe-i Muazzama’yı tavaftan ve Safâ ile Merve denilen iki mukaddes mevki arasında sa’yetmekten ibarettir. Farz olan hacca Hacc-ı Ekber(büyük hacc) denildiği gibi, Umreye de Hacc-ı Asgar(küçük hacc) denilir. Cuma gününe tevafuk eden hacca da Hacc-ı Ekber denilir.’
Bu açıklamadan sonra arkadaşlar şöyle bir düşünün kainatın yaratıcısı ALLAH’ın evim dediği KABE ve her şeyi onun hürmetine yarattığı HZ.MUHAMMED(a.sv)’e misafir olacaksınız. Nasıl duygular içersine girersiniz. Hz. İbrahimin davetine icabet etmek ne harika bir duygu… daha burada işlemleri yaparken kabeyi göz önüne getirirken bile heyecan içerine girmemek elden değil.. hele birde zaman yaklaştıkça artan heyecan… o heyecanı anlatmaktan zorlanıyorum… nasıl ifade edeyim ki. Zaman yaklaştı ve manevi seyehat başladı. Uçakta rehber bizlere bu seyehatın ehemmiyetinde ve Medine ve Mekke de nasıl davranacğımızdan bahs ediyor.. bizlerde O heyecanla mübarek mekanlara yaklaşıyorduk… ama heyecan bir haylı fazla .. çünkü ilk ziyaretimiz kainatın efendisine(biz önce medineye gitmiştik)…. Yani hz.muhammed(a.sm)e. Bildiğiniz gibi peygamber efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır.. ‘Kim beni vefatımdan sonra ziyaret ederse, hayatımda ziyaret etmiş gibidir.’ Medinede sesinizi yüksekselmemek esas. Çünkü orada hz Muhammed(a.s.m)var. Bu hislerle mescidi nebeviye doğru yol aldık… yaklaştıkça yeşil minare görünmeye başladı..(buradaki hissiyatımı yaşamak istiyen bir an önce… peygamber efendimize misafir olsun.) arkadaşlar burada herkes Allahın resulü hz.muhammed(a.s.m)’in misafiridir. Bu misafirlerin ırkları ayrı dilleri ama bu ayrılıkta bir gayrılık yok çünkü hepsinin ortak noktası inançlari bir. Yani bir Allaha inamışlar hz.resululaha ümmet olmuşlar. Ev sahibide peygamber efendimiz.. manen sanki semalarda uçuyorsunuz.. fazla uzatmak istemiyorum… peygamber efendimizin kabrinin başına geldiğinizde peygamber efendimize selam veriyoruz.. o da selamımızı alıyor.. biz duymasak bile.. çünkü peygamber efendimize Allah tarafında bu salat ve selamlar iletilir. Medine bambaşka yer. Gül kokulu medine de peygamber efendimizin hicreti ve ona ilk iman edenlerin hicreti… hele uhud 70 sahabenin attığı yer. şehidler desek daha uygun olur peygamber efendimizin ‘uhud bizi sever bizde uhudu.’ Buyurduğu dağ.. hz.Hamzanın şehid edilmesi …. Musab bin umeyrleri… düşünüyorsun.. sanki kendini asrı saadette his ediyorsun.. arkadaşlar ecdadımızı o kadar çok islamiyete sarılmışlar tarifi mümkün değil.. bir örneğide peygamber efendimizin mesdine yakın bir Tren istasyonu bulunmaktadır.. Bu istasyon Haydarpaşa garını anımsamakta. yanında bir mescid. Bu Tren garını ve mescidi Abdulhamit han hazretleri yaptırmıştır. Burada ayrıca yapılan bedir,uhud ve hendek savaşları savaşları hemen aleminize gelir… Kısacası Medineden ayrılmak kadar zor birşey yok gibi geldi bana…. Ben umreye gitmeden önce kendi kendime derdim neden Medine ile alakalı bu kadar çok ilahiler var… Medine aşıkları var.. evet gidince çok iyi anladım…
Evet Buradaki günlerimiz bitmek üzere.. iki zıt hissi bir anda yaşıyoruz artık.. bir taraftan Medine den ayrılmaktan gelen hüzün… diğer taraftan mekkeye gitme sevinci ve heyecanı… hep tekraraladığımız bir dua vardı.. Allahım ne olur buralara tekrar tekrar gelmeyi nasib eyle. Medineden anlatılacak çok şey var. Ama başta dedeğim gibi lisan hisse tecüman olamıyor.
Biraz da Mekke deki hissiyamı anlatmak istiyorum… daha Medine iken umre hazırlıkları yapmaya başladık yani iki parça beze büründük. Bunlara halk dilinde ihram diyoruz. Diğer bir adıda kefen. Çünkü bunlardan başka üzerinizde hiçbirşey yok.. bu kıyafetler kadar rahat bir kıyafet ben bilmiyorum.. Bu iki beze sarıldığınız zaman artık çok mütevazi olmak zorundasınız… Bütün hedefler ahirete adapte oluyor…Aleminiz ahrete mütevecih oluyor. Bu giysilerin getirdiği bazı kurallar var onlara uymak zorundasınız… Bu bezlere büründükten sonra en fakiri ile en zengini arasındaki maddi üstünlük bitiyor…. Gurur , enaniyet bitiyor… Hazırlıklar tamam, şimdi Allahın davetine icabet zamanı. Mekkeye.. Kabeye.. Allahın evine.. Beytullaha.
İlk görünüşte Mekke etrafı dağlarla çevrili bir mekan olarak gözümüze çarpar. Mekkeye yaklaştıkça kabeyi görmek için heyecan son dorukta.. Bu arada alemimizde dua tatbikatları yapıyor bir taraftan da ‘lebbeyk allümmme lebbeyk(buyur allahım buyur)’ sadalarını tekraralıyoduk. Bildiğiniz gibi kabeyi ilk gördüğünüzde yapılan duayı Allah kabul eder… Bu mihval üzere mescid-i Harama doğru ilerliyorduk… ve mescidin içine girdik artık kabeye çok çok yakınız… isteklerin kabul edildiği mekan. Allahın evi… Güzel kabe…. Mübarek kabe… sana geldik… seni çok seviyorduk Allah da sana kavuşmayı nasib etti. Ey allahım bu evin hürmetine burada yaptığımız bütün dualımızı kabul eyle’ demekten kendimi alamıyordum… hele ağlıyan insanlar….. bunlar neden ağlıyordu biliyormusunuz değilmi…. Heyecandan… sevgililerine kavuştuklarından.. artık isteklerin geri çevrilmiyeceği hissiyatlarından ağlıyorlar.. dünyanın merkezine gelmiştik… artık duaların kabul edildiği yere gelmiştik.. Bir rekat namaza 100bin sevabın verildiği yere gelmiştik. Her an 120bin rahmetin indiği yere gelmiştik.. tavaf ederken 60bin sevabın heyacanı yaşandığı yere misafir olmuştuk.. Burada peygamber efendimizin islamiyeti ilk tebliğ ettiği günleri… ve çektiği işkenceleri.. ilk Müslümanlar… hz.bilalları.. ammar ailesinin çektikleri işkenceleri.. peygamber efendimizin yaşadığı mekanlar. Hira… sevr dağı.. kubeys dağı.. bunaların görünüşü bir dağ.. veya mağara.. ama peygamber efendimizden dolayı çok büyük kıymet almışlar. Zemzem yudumlarken hz.ismailin ağlayışı hz.hacer validemizin koşuşu sanki gözümüzün önüne geliyor.
Eğer ilk defa umreye gidiyorsanız sizde maximum heyecan.. 2.kez gitmek isteğide maxsimum özlemden kaynaklanır. Gitmek güzel inanın ayrılmak çok zor.. hele ibadetin birde zevkine varmışsanız… birde ramazanda gitmişseniz…. Bunu ifade edecek kelime bulamıyorum… ramazanda ki iftar sofralar…. Teravihler …. Konut duaları… gece tavafları… ne harika anlar… hayatınızın en güzel günleri hem maddi hem manevi olarak rahat ettiğiniz günler olur… benim bu yazıma bakan derki bu adam edebiyat olsun diye yazmış.. hayır kesinlikle edebiyat falan değil zaten cümlelerim hiçte edebiyat kurallarına uymamış.. benim hissiyatıma kalemim kifayet etmedi.. eğer benim hissiyatıma tam ortak olmak istiyen varsa .. bir an önce ya hacca yada umreye gitsin.. geldikten sonra… dinliyelim.
Ben Allah kabul etsin umreye gittim. Hacca daha gidemedim… inşallah dua edin hacca da gideyim.. size hacda ki hissiyatımı da anlatırım… Allah’ın selamı bütün mü’min kulları üzerine olsun..
S.G
kabe on 16 Eki 2008 at 07:44 #
http://www.nurtube.com/view/445/kabe-grntleri/
voha on 17 Eki 2008 at 12:02 #
!!!slm….. saygının sevginin ve kardeşliğin tek ve tek adresi volkanizmde siz değerli dostlarımla duyguve düşüncelerimi paylaşacağım,;bizleri yoktan var eden yüce mevlamıza hamdu senalar olsun. Hz ALLAH (c.c)bizleri yaratan yaşatan yücelten ve çok değer veren bir üstün varlık olmamıza rağmen;biz yüce rabbimize kulluk vazifelerimizi tam manasıyla ifa edemiyoruz.ne yazık ki?aklı delillerle idrak edemediğimiz şu kainatın güzelliğini bize lütfeden yüce yaradana karşı şükür edasını yerine getiremiyoruz.Acız bir kulun en hafif bir ibadeti olan (NAMAZI)bile dost doğru eda edemiyoruz.Ey benim can yoldaşım can kardeşim ve sırdaşım gel bu yolda buluşalım gel bereber konuşalım paylaşalım hem fikirleri hem şükürleri denkleşelim.birlik olalım dirlik olalım. bütün dünyavı ve uhrevi mutluluk ancak ve ancak islamdadır.(ESSELAMUN ALEYKÜM …….)
S on 28 Eki 2008 at 04:46 #
İSRAF İLE ALAKALI AYET VE HADİSLER
a- Âyetler:
Bu manada, yani israfı yasaklayan ve tutumlu (iktisatlı) hareket etmeyi emretme konusunda açık hüküm ihtiva eden ayetler şunlardır:
1-”Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” (Araf. 31)
2-” Bir de akrabaya, yoksula hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma, Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür” (İsra /26-27)
3-Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde narları ve zeytinleri yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirip toplandığı günde hakkını verin, fakat israf etmeyin: Çünkü, Allah israf edenleri sevmez” (En’am (6-141).
4-”Ve Onlar ki, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar” (Furkan (25)/29).
5-”Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma, sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker kalırsın” (İsrâ (17)/29).
b-Hadisler:
İsraf konusundaki hadisleri ise şöyle sıralayabiliriz:
1-Ebu Abdullah Buhari şöyle dedi:
“Peygamber (S), abdest almada farz olanın, azaları birer defa yıkamak olduğunu beyan etti. Ve keza kendisi azaları ikişer defa, üçer defa yıkadı. Ve üçer defadan fazla yıkamadı. İlim ehli abdest almakta suyu israf etmeyi ve Peygamberin (S) fiilinden öteye geçmeyi kerih gördüler.” (Buhari, Vudu’1).
2-Abdestin bir şeytanı vardır ki, ona velehan denilir. Suyun vesvasından (evhama kapılıp israf etmekten) sakının” (Tirmizi, Teharet, 44).
3-İbn Abbas’tan:
“Ben (bir defa Peygamberin hanımlarından olan) teyzem Meymune’nin (ra) yanında geceledim. Nebi (SAV) kalkıp bir su kırbasından abdest aldı. Suyu azar azar kullanıyordu. Ben de kalktım, onun yaptığı gibi yaptım” (İbn Mâce, Teharet 28).
4-”Yiyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz, buna israf ve kibir karışmadıkça” (İbn Mâce, Libas, 23; Buhari. Libas, 1; Nesai, Zekat, 66).
5-İbn Ömer’den:
“Rasulullah bir adamı abdest alırken gördü ve ona buyurdu ki, ‘israf etme, israf etme’ “(İbn Mâce, Teharet 47).
6-Abdullah b.Amr’den:
“ (Bir gün) Sa’d abdest alırken Rasulullah (SAV) onun yanından geçti ve ‘Bu israf nedir?’ buyurdu. Sa’d de: ‘Abdestte israf var mı?’ diye soruncu, Rasulullah:
‘Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet’ dedi. (İbn. Mâce, Tehâret, 48)
7-Mugire İbn Şu’be’(r.a)den:
“Nebi (S) buyurdu ki, ‘Allah size analara isyanı, kızları diri diri toprağa gömmeyi, verilecek borcun verilmemesini, verilmeyen bir şeyin alınmamasını haram kıldı. Yine Allah sizin için, dedikoduyu, çok soru sormayı, ve malı zayi etmeyi kerih gördü.’ “ (Tecrid-i Sarih, VII/292, Hadis No:1078)
8-”İktisat eden, mâişetçe aile belasını çekmez” (Müsned, 1/447)
9-”Kanaat bitmeyen bir hazinedir” (Fethu’l Kebir, 2/309) [2]